Kayıtlar

Temmuz, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hurdalıktan İç Döküntüleri

PAZAR, TEMMUZ 28, 2013 / #2


Aklımda bir şarkı vardı. Yanımda deri kaplı kırmızı bir kitap.

Şarkı senin için lüzumsuz birisinin, kitap ise kavgamızın köşe taşlarından… Eski dilde başına “Hime" gelince “kalem oynatan" anlamına gelir soyadı. Yani senin anlayacağın dilde söyleyeceğim, Nazım Hikmet Ran‘ın kitabı.

Yüzyıllar sonra kuvars taşı en değerli taş olacak derler. Altından ve pırlantadan bile, düşünsene! Doğada çok fazla bulunduğu için, yakıt olarak kullanılabilecekmiş motor çağında. Demem o ki sana; bu kitap benim yüzyıllar sonra bile kuvars taşım!

Aklımdaki şarkı şimdi sustu. Ama bir kısmında diyordu ki; “gülüşlerinden anlamıştım, ilk görüşte işte dedim ‘aşk dedikleri bu olmalı’ " 

Hani öyle vakitler oluyor ki, bilmiyorum ifşa etsem mi ama böyle saçma sapan bir yerde o kadar naif bir şekilde delip geçiyor ki böyle şarkılar. Diyorum; ne gereği vardı şimdi? "Hurdalıktan iç döküntüleri" demiştim böyle yazılarıma… Hurdalık deşeleyicisiyim adeta.

Az önce bir fotoğraf…

Hurdalık’tan İç Döküntüleri

PERŞEMBE, MART 14, 2013 / #1

Göz kapaklarıma ağırlık takılmışcasına, kendiliğinden kapanıyor. Ve ben bu yorgunluğa rağmen yazmak istiyorum uzunca aradan sonra. Her zaman ne yazacağımı planlayan, can alıcı cümleleri kafamda kelime kelime belirleyen ben; bu defa ne yazacağımı bilmiyorum… Ama… Niye yazdığımı çok iyi biliyorum.

Geçenlerde bir arkadaşım lise yıllarında izini kaybettiğim, benim için ‘baş ucu’ değil ‘göğüs üstü’ kitabı olan “Cezmi Ersöz-Şizofren Aşka Mektuplar” kitabını ona verdiğimi ve unuttuğumu söyleyince sevincik delisi oldum. O an başka birisi de çıkıp kaybolan yıllarımı geri verse, umursamazdım pek…

“Peki” dedim. “O kitaba yıllar önce yüklediğim anlamı bana, bugünkü Ebru’ya verebilecek mi?” Cevabı ‘hayır’dı. Bir yerde okumuştum, “Herşey değişir. Bir bulut geçer, ardından gri renk bırakır. O da git gide silinir.” yazıyordu.

Benim içimdeki bulut çok ağlamıştı, çok yağmıştı. Ta ki içimde yalnızlığın çiçekleri filizlenene dek… Ve geçip giden o bulutun bıraktığı gri renkti o ki…