28 Temmuz 2013 Pazar

Hurdalık’tan İç Döküntüleri

PERŞEMBE, MART 14, 2013 / #1

Göz kapaklarıma ağırlık takılmışcasına, kendiliğinden kapanıyor. Ve ben bu yorgunluğa rağmen yazmak istiyorum uzunca aradan sonra. Her zaman ne yazacağımı planlayan, can alıcı cümleleri kafamda kelime kelime belirleyen ben; bu defa ne yazacağımı bilmiyorum… Ama… Niye yazdığımı çok iyi biliyorum.

Geçenlerde bir arkadaşım lise yıllarında izini kaybettiğim, benim için ‘baş ucu’ değil ‘göğüs üstü’ kitabı olan “Cezmi Ersöz-Şizofren Aşka Mektuplar” kitabını ona verdiğimi ve unuttuğumu söyleyince sevincik delisi oldum. O an başka birisi de çıkıp kaybolan yıllarımı geri verse, umursamazdım pek…

“Peki” dedim. “O kitaba yıllar önce yüklediğim anlamı bana, bugünkü Ebru’ya verebilecek mi?” Cevabı ‘hayır’dı. Bir yerde okumuştum, “Herşey değişir. Bir bulut geçer, ardından gri renk bırakır. O da git gide silinir.” yazıyordu.

Benim içimdeki bulut çok ağlamıştı, çok yağmıştı. Ta ki içimde yalnızlığın çiçekleri filizlenene dek… Ve geçip giden o bulutun bıraktığı gri renkti o kitap!
Söyleyeceklerim bu kadar sanırım, birisi giderken gri renk olarak satırlar/sayfalar dolusu yazı bırakır, birisi bir şal, birisi bir şarkı… Sadece bekleyip gri rengin de silinmesini izlemek lazım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder