19 Mayıs 2014 Pazartesi

Kendine Ait Bir Oda mı, Yeni Dünya mı?

"Erkekler ne der diye düşünmeden!" söylemi bir çok feminist hareketin ve feminist kadının ağzındayken hiç bir zaman kahvemi yudumlarken "kendine ait bir oda" tabirini irdeleyen bir kadın arkadaşa rastlamadım.
Klasik feminist söylemlerinde kadınlar doğurgandır. Ama ya çocuk ya fikir doğurabilirler. Kadın, bir bebek dünyaya getirdi mi insan fabrikasi olarak meta diye yaftalanır. Kadın bedeninin sömürüsü denir ve hatta daha çok abartayım deniz atlarına alkış tutulur. Şaka bir yana bırakıldığında Virginia Woolf'ün eserlerinde kadın doğurganlığını düşünsel şeyler üzerine kullanmalıdır. Mihenk taşı olan bir sözünde bu açıkça ortaya konmuştur. "Para kazanın, kendinize ait bir oda ve boş zaman yaratın."  Burada ise kimliğinin bilincinde olan bir kadın olarak şunları kendime sorup içselleştirmeden edemiyorum. Kadının fikir doğurganlığı için illa kendine ait bir odası mı olmalı? Veyahut odasız ve parasız kadınlar yazamaz mı?
İşte bu sorulari sorduğum vakit benim gibi çok kadının aklına Ursula K. Leguin'in gelmiş olmasını temenni ediyorum. Yazdığı kitaplar sadece bir odaya kapanarak değil, hayal gücünün kapılarını açarak yazmış olmalı. Yani bir oda zihnimizde olmalı ve o odanın pencereleri de mor gökyüzülü, balıkların içinde denizlerin yüzdüğü, ejderhaların ikna kabiliyetiyle alt edilebildiği bir yerlere açılmalıydı. Yani yazar olmak için gerekli olan tek şey kendine ait bir hayal gücü ve yazılabilecek kağıtlardır. Akıl, erkek egemen fikrin tekelinde olunca kadının ayağına pranga-boynuna urgan olur. Kadından neden Shakespeare çıkmadığını kestirmek çok da zor olmasa gerek.. Hayal gücüne ket vurulursa, somut olan kalemin kendine ait odandaki masanın üzerinde olsa da, zihin kalemin kırılıverir.
Kadınlar kadın olarak kaldıkları taktirde erkek egemenliğin hüküm sürdüğü her toprakta -ki dünya geneli şuan böyledir- erkekler tanrı işlevselliğiyle kadına baskı kirmaya devam edecek ve Tanrı'da eril dille bizlere yansıtılmaktan vazgeçilmeyecek. Böyle bir ülke, böyle bir dünya onlarınken, kadına sadece Virginia'nın ki gibi bir oda, bir kalem ve bir kağıt yeterli olur mu? Yoksa kendimize Ursula gibi fantezik yeni dünyalar mı yaratmalıyız?

E.B. 19052014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder