Kayıtlar

Yozlaştıran Kim, Çürüyen Kim?

Çürümek sözlük anlamıyla; bozulmak, dağılmak anlamına gelir. Çürüyen eğer bir hayvan veya bitki ise ayırt etmek kolaydır. Çeşitli nedenlerle ve en çok da mikropların etkisiyle çürüme olur. Böyle olunca çürüme gözle görülür ve etrafa dayanılmaz bir koku saçar. İnsanın çürümesi ise fiziksel değil daha çok düşünce yönünden olur. Ve çürümesine neden olan ise emperyalizmin yoz ve sapkın mikroplarıdır. Bu çürüme koku saçmaz. Ama birlikte yaşanılması zor hale getirir. Hatta imkansız kılar. İnsan çürürken somut olarak yok olmaz. Ancak düşüncelerini, ahlakını ve kültürünü yitirir. Kötülük ve sapkınlık insanoğlunun doğasında olan, dna'sına kodlanmış bir şey değildir. Bunu insanın kendisi belirler. Nitekim 17 yaşında ki kız arkadaşını hunharca katleden Cem Garipoğlu başka bir dünyadan gelmemişti. Aramızda gezen, aynı havayı soluduğumuz sıradan insanlardan biriydi. Yine Ayşe Paşalı'nın kocası mahallede bir çok insanın selamlaştığı, normal insan formunda birisiydi. İçlerinde ki canavar...

Stalin'in avukatıyım! / 30.01.2012

Her zaman belirttiğim gibi Josef Stalin 'e olan sevgim ve saygım büyüktür. Her tartışma sonunda Kemalistlerin ''ama Atatürk'' demeleri gibi karşıma çıkan, ''ama katil, ama sansürcü' ' sözleri de canımı sıktı. Bunlara önce ''siz Stalin'in bıyıklarına kurban olun la!' ' diyip, ardından öksürerek ciddi bir tavıra bürünüyor ve yazıma ''Sovyetler birliğinde yok sayılmayacak kadar belirgin bürokratik eğilimler vardı'' diyerek giriş yapıyorum. Hem de küçümsenmeyecek eğilimlerdi bunlar. Lenin ve Stalin zamanında kafa kafaya verip bu tehlikeden bahsetmişler ve bürokratizme karşı mücadeleye soyunmuşlardır. Stalin de o sert yapısı, uzlaşmaz tavırlarıyla bu mücadelenin önderliğini üstlenmiştir. Ve evet, zaman zaman bu konuda caydırıcı ve sert kararlar almıştır. Stalin'in Bolşevik politika sanatını benimsemesi onun bürokratizme karşı mücadelesini gerektiriyordu. Yapı itibariyle de Josef Stalin masa başı kararlar almay...

Behzat Ç. - Seni Kalbime Gömdüm

Aslında bu blog’a tek bir giriş cümlesiyle başlayıp, o cümleyi aynı zamanda da bitiş cümlesi yapsam şu olurdu. ‘’ Behzat Ç. İzlerken burnuma deri ceket kokusu geliyor ’’ Evet, evet. O anı, Behzat’ı okadar yaşıyorum ki, resmen alıyorum o kokuyu. Film’i dün izledim. Şu ‘'görüntü kalitesi iğrençti, sesler rahatsız ediciydi, umduğum gibi değildi, olmamş bu olmamış’’ diyen tiplere anlam verememeyi bırak ikinci perdede bir kadın çocuğuyla birlikte çıkarken ‘ ’Ay bu ne küfür, çoluk çocukla izlemeye geliyoruz buraya. Olmadı yani!’ ’ diyen teyzeye Cem Yılmazla cevap veriyorum.  ‘’Sen çocuğun potasyumunu koyma, kalsiyum eksik, bu çocuk olmuş mu?’’  Ayrıca bırak Behzat Amirimi, Harunu bi kenara; bu film sadece ‘Pembo’ ve ’Garboçov’ karakteri için bile izlenebilirdi. ‘’Sizin devletinizin de polisinizin de a*** k****!’’  repliğiyle  Pembo 'ya, ‘’ Bana niye bunu yapıyorsunuz? Ermeni miyim? Rum muyum?  Kürt  müyüm?’’ repliğiyle de Gorb...