Kayıtlar

Mezarını Taştan Oydurma! Sermayeye, Haksızlığa ve Dağ Yamyamlığına Karşı; #DirenBurdur! /. 09/08/2013

*Başta Burdurlularin, daha sonra tüm duyarli insanlarin dikkatine!!*

Burdur Karamanli anne ve babamin doğduğu yerdir. Orada yaşayayım, ya da yaşamayayım gönlümün bir parçası hep Karamanlı’dadır.. 
Bugün mermer ocağının oradan geçerken patlamalardan, sayılı gün için gelen ben bile rahatsız oldum. Kaldı ki, patlama sonrasında çıkan toz bulutundan bahsetmiyorum bile. 
Gönlümün yarısı Karamanlı’da olduğu için, büyük bir gönül kırgınlığım var Mermer Ocaklarına...
Kuzenime bu durumu ve mermer ocaklarinin insan sağlığına zararlarını anlattım; "Haklisin ama bir çok insanın ekmek parası?” dedi. 
Dayıma söyledim; "Mermer olmazsa Burdur biter” dedi.. 
İyi ama, zaten mermer ocaklari kaldirilsin mermer çıkarılmasın, insanlar işsiz kalsın demiyordum ki… Üstüne üstlük bir de Burdur gölünün karşısındaki Söğüt Dağlarina mermer ocağı yapılacağını öğrenince yirmiden fazla ocağı bulunan Karamanlı’dan bahsetmek istedim okuyan ve "bana dokunmayan yılan"ı kendisine dert edecek herkese!
Bahsetti…

#EloveGGeziyor // BODRUM

Resim
Aylarca gün saydım, son 15, son 10, son 3 veeee!
BODRUMDAYIZZZZZZZZ! 18 Ağustos gecesi, Cevat Şakir'in "Başka yerlerde nur içinde yatılacağına, burada nur içinde yaşanır" dediği Bodrum'a Emile Zola'nın "Hiçbir şey zekayı seyahat etmek kadar geliştirmez." mottosuyla kavuştuk.
Her yeri olmasa da kısacık tatilimizde, müthiş anılar biriktirdik Bodrumda.  Önce bölgelerin bulunduğu minik haritayı aşağıya eklemekle işe koyulacağım; TURGUTREİS 
Biz, Turgutreiste kaldık. Haliyle uyandığımız günün ilk sabahı ilk işimiz sırt çantalarımızı hazırlayıp Turgutreis'te kahvaltı yapacak bir yer aramak oldu. Onca mekan geçince Marinadaki Mado'ya bulup kendimizi müthiş bir kahvaltıyla ödüllendirdik.

Tabana kuvvet olduğumuz için daha fazla uzaklaşmamak adına, bir süre daha gezip bir plajda denize girmeye karar verdik. Bodrum beach'lerinin çoğunda işleyen kural; "şezlong parası verme, şu kadar para ver ve o kadar paralık bişeyler ye-iç" Örneğin; iki kişi, iki şe…

Hoşçakal 23 Yaşım, Hoşgeldin 24 Yaşım...

Hoşça kal 23 yaşım,


Müthiş tecrübelere şahit oldum seninle, iyisi de oldu kötüsü de oldu.
Hepsinden dersler çıkardım, hepsini kabullendim, hepsine teşekkür ettim ve hepsini affettim.
(Af kısmı henüz içselleşmemiş olsa da, temennim içsel olarak affedip O'na havale edebilmek. Çünkü, "şüphesiz O her şeyi gören ve bilendir")


Hediye gelen kitabımdan kendime bir şiir tutmak istedim, kitabı sıkıca kapatıp hızlıca açınca karşıma şu satırlar çıkıverdi;


"Hayatta hiç bir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim."
-Sabahattin Ali / "Kürk Mantolu Madonna"


Evet 23 sene boyunca kafamdaki uçsuz bucaksız hayat sahnesinde hep harikulade şeyler hayal etmiştim.
Çoğu olmadı mı? Bin şükür oldu!
Ama, yaş ilerledikçe ve sık sık eskiye özlem arttıkça; hayatın kafamın içi kadar güzel olmadığını; kötü insanların, kötü dillerin, kötü gözlerin olduğunu görebilir oldum.


Hiç bir beklentim yok gelecek yaşlarımdan.
Alkışı duydum, ihaneti gördüm. …

Kendine Ait Bir Oda mı, Yeni Dünya mı?

"Erkekler ne der diye düşünmeden!" söylemi bir çok feminist hareketin ve feminist kadının ağzındayken hiç bir zaman kahvemi yudumlarken "kendine ait bir oda" tabirini irdeleyen bir kadın arkadaşa rastlamadım.

Klasik feminist söylemlerinde kadınlar doğurgandır. Ama ya çocuk ya fikir doğurabilirler. Kadın, bir bebek dünyaya getirdi mi insan fabrikasi olarak meta diye yaftalanır. Kadın bedeninin sömürüsü denir ve hatta daha çok abartayım deniz atlarına alkış tutulur.

Şaka bir yana bırakıldığında Virginia Woolf'ün eserlerinde kadın doğurganlığını düşünsel şeyler üzerine kullanmalıdır. Mihenk taşı olan bir sözünde bu açıkça ortaya konmuştur. "Para kazanın, kendinize ait bir oda ve boş zaman yaratın."  Burada ise kimliğinin bilincinde olan bir kadın olarak şunları kendime sorup içselleştirmeden edemiyorum.

Kadının fikir doğurganlığı için illa kendine ait bir odası mı olmalı? Veyahut odasız ve parasız kadınlar yazamaz mı?

İşte bu sorulari sorduğum vakit ben…

Akdenizde Bir Ada: Kuzey Kıbrıs

I. Kıbrıs’ın Coğrafyası:
Toprakları kuzeyde Dipkarpaz, batıda Güzelyurt, güneyde de Akıncılar'a doğru yayılır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları arasında Birleşmiş Milletler’in kontrolünde tampon bölge bulunmaktadır.


     II. Kıbrıs’ın Ekonomisi:


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uluslararası camiada tanınmamasından dolayı ekonomik olarak Türkiye'den yardım almaktadır. Tedavüldeki para birimi Türk Lirası'dır. KKTC'nin neredeyse tüm ithalat ve ihracatı Türkiye üzerinden gerçekleştirilir.

III.Kıbrıs Tarihine Bir Yolculuk
      A)Kıbrıs’ın Tarihi: Tarih boyunca sırasıyla; Antik Mısır, Hitit, (tekrar) Mısır, Fenike ve Asurluar’ın egemenliği altında olan Kıbrıs, MÖ. 669’da kısa bir dönem bağımsızlık kazandıysa bile tekrar Mısır firavunu Amasis tarafından kontrol altına alındı.             Kıbrıs II. Selim hükümdarlığı esnasında, Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu 1571de fethedilmesinden sonra Osmanlı idaresine …

Islıkla Bölücü Örgüt Sloganı Atan Ülkenin Tribünlerinde Siyasi Slogan Yasağı

"27 Mayıs 2008 gününü kaç kişi hatırlar?" diye sorsam, bilenlerin renginin koyuluğunu taa buralardan görebilirim. 27 Mayıs günü çArşı kendisini feshetti. Üzerine çokca laflar yapıldı. Yok "Alen doğdu, çArşı öldü", yok "27 mayıs darbesine göndermeydi" derken açıklama geldi ve yürekleri dağladı. "çArşı'nın, Beşiktaş'ın önüne geçtiğini söylediler. Hiç bir şey Beşiktaş'ın önüne geçemez; çArşı artık yok!" Ama aşk bu ya, üç ay sonra bir açıklama daha; "dosta düşmana duyuruyoruz, geri döndük!" Ve, içinde olanlar bilir o günü tek ses denildi ki; "Alem biter, Ortam biter, çArşı bitmez!"

Bitmez tabi ya... Bitmez. Ama bu camiada, ortalıkta cirit atan gemiyi ilk terk eden fareleri, çatal dilli yılanları da bitmez... Gezi Parkı olayları boyunca bir grup çArşı'yı nereye sığdıracağını bilmezken, bir grup da nasıl çamur atacağını bilmez halde debelendi durdu... Önce tutukladılar, sonra kefaret dediler. Takımın borçlarını, kend…